Trakya Basın ve Halkla İlişkiler Komite Başkanı Ln. Murat AKAY Başkanlığında Çerkezköy Lions Kulübü ev sahipliğinde Silivri, Çorlu, Tekirdağ,Büyükçekmece,Beylik düzü kulüplerin iştirakiyle gerçekleşmiştir.Katılım gösteren 118 -E Lions Federasyonu Kabine Görevlileri: Genel Yönetmen Gökhan Berker,Genel Yönetmen 2.yardımcısı Hamza Kurtay,1.Kesim Başkanı Nurhan Özbaba,1.Bölge Başkanı Tolga Kutal,2.Bölge Başkanı Necat Özkanlı,Trakya Basın ve Halkla İlişkiler Komite Başkanı Murat Akay,Organizasyon Komite Başkanı
Özen Atcı Özden,Çerkezköy Lions Kulübü Başkanı Rıdvan Baymak,Tekirdağ Lions Kulübü Başkanı Berrin Başol,Çorlu Lions Kulübü Başkanı Osman Şengezer,Silivri Lions Kulübü Başkanı Tuğba Çiçek Birsen.Trakya Basın ve Halkla İlişkiler Komite Başkanı Ln.Murat AKAY Gündem ile ilgili konuşması şöyle, “Tarihten gelen süreç içerisinde baktığımızda, toplumların aydınlanmasında, reaksiyon göstermesinde basının önemli bir rolü vardır. Bu reaksiyon gerek iktidara, gerekse muhalif olanlara yönelebilir. Ancak burada önemli olan basının büyük kitleler üzerindeki etkisidir.
Dar anlamıyla basın, sadece gazete ve dergileri kapsamaktayken geniş anlamda basının belirli zamanlarda basılıp, her çeşit haber ve fikirleri topluma ulaştıran tüm yayın ürünleridir. Basının içinde televizyon ,radyo ve internet gibi medya diye tanımladığımız kısımları da vardır.İnsan, çevresinde ve dünyada olup bitenleri öğrenmek ve öğrendiklerini veya düşündüklerini başkalarına duyurmak ihtiyacındadır. Bu ihtiyaç az veya çok her insanın doğasında vardır. Bu ihtiyacın giderilmesi için girişilen çeşitli teşebbüsler sonunda bugün basın-yayın dediğimiz ve medeni toplumun dördüncü kuvveti saydığımız “basın müessesesi ” doğmuştur. Basın müessesesi Basın Kanununun 3. maddesine göre:
"Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 'nın 28. maddesine göre:
"Basın hürdür, sansür edilemez..."
Yine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 30. maddesine göre:
"Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz." ifadesi yer alır.
Sansür, çeşitli kavramların çeşitli yollarla kontrol altına alınmasıdır. En somut amacı toplumu korumak ve devletin üzerinde kontrol sağlayacağı şekilde geliştirmektir. Genellikle toplumu etkileyen durumlarda/eylemlerde uygulanır ve ifade özgürlüğünü bastırma amacı güdebilir. Ayrıca, sansür, toplu iletişimden kimi düşünceleri ve konseptleri çıkarma yoluyla algıyı kontrol etme eylemi olarak da nitelendirilebilir. Sansüre uğrayan şeyler tek bir kelimeden başlı başına bir kavrama kadar değişebilir ve değer sisteminden, ahlâkî yargılardan etkilenebilir. Hem basın yasası hem de anayasada belirtildiği üzere Basının sansür edilmesi kanun koyucu tarafından engellenmiştir. Kanun koyucu ne kadar basının sansür edilmesini hukuk çerçevesinde engellemeye çalışsa da artık sansür şekil değiştirmiştir.
Gazeteci Can Dündar sansürün artık şekil değiştirdiğini yazısında şöyle anlatmaktadır.
Yayın yönetmeninin, yazarın, muhabirin zihnindeki sansür...
Bu özdenetim ille "Verdiğim haber, yazdığım yazı, çalıştığım grubun çıkarlarıyla çelişir mi" endişesinden ibaret değildir.
Türkiye'nin, gazeteciye yazdığının bedelini ödetme şekli de yeterince caydırıcı bir sansür mekanizmasıdır:
Öyle ya, mesleğin en iyi örnekleri ya hapishaneden geçmiştir ya da birer faili meçhul suikast kurbanı olarak mezarlıkta yatmaktadır.
Ve nihayet aşılması en zor sansür bölgesi:
Okurun tepkisi...
Günümüzde örgütsüz okur da, işine gelmeyen haberi almamak, sevmediği yoruma kulak tıkamak, farklı görüşe tahammül edememek, kendisine sunulan ortalamaya razı olmak, fazlasını talep etmemek, kuponuna göre gazete değiştiren bir "müşteri"ye dönüşmekle sansür çarkının bir dişlisidir artık...
Bütün bu yollarla sansürün katmerlendiği bir ortamda kutluyoruz "Basın Bayramı"nı...