Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
COVİD KIRMIZINDAN KURTULMAK HEPİMİZİN ELİNDE
BAŞKAN KADİR ALBAYRAK'IN YEŞİLAY HAFTASI MESAJI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Çerçevesinde Kadın ve Şiddet Konulu Konferans Düzenlendi

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

MUSA EMMİNİN ÖKÜZÜ

MUSA EMMİNİN ÖKÜZÜ
26.05.2020 / 09:08
Musa emmi yaşlı öküzünü pazarına satmak için götürmüş. Öküzü almak isteyenler hayvanın ağzını açıp dişlerine bakarlarmış. Hayvanın ağzında diş kalmadığı için kimse öküzü almıyor. Bu durum iki ay devam ediyor. Sonuç kimse öküzü almıyor. Öküzün sahibi öküzü kapısına bağlıyor. Evinin önünden yol geçiyormuş. Belki yoldan gelip geçenler öküzün dişlerine bakmadan almak ister. Öküzün hayvan pazarında iki ay ağzını açıp dişlerine baktıkları için hayvanda alışkanlık haline gelmiş bağlandığı yerde yoldan gelip geçenleri görünce kendisi ağzını açıp dişlerini gösteriyormuş. Sahibi böyle yaptığını görünce “Be hayvan ben kimse senin ağzına bakmasın diye buraya bağladım. Sen gelip geçen herkese ağzını açıp gösteriyorsun sanki ağzında inciden dişlerin varmış gibi. En iyisi seni bir kasaba satayım.” der.
Alışkanlık çok kötü şey. Musa emminin öküzünün iki ay ağzını açıp dişlerine baktıkları için tabii ki hayvanda alışkanlık haline gelir. Kendisine yaklaşan birini görünce kendisi ağzını açıp sözde dişlerini göstermek ister. Birkaç gün geçtikten sonra Musa emminin öküzü bu alışkanlık huyunu terk eder.
Bazı siyasetçiler ve haberciler yıllardır dişlerini gösterip milletin gözüne baka baka yalan söylerler ve yalan haber üretmeye devam ederler. Söyledikleri yalanlar anında kirli paçavra gibi yüzlerine çarptırıldığı halde utanmadan yalanlar söylemeye devam ederler. Musa emminin öküzü alışkanlığını terk etti. Bunlar hala yalancılık huylarını terk etmediler. Terk edecek gibi bir halleri de yok.
Ey Fatih Portakal seninle yalan söyleme yarışına giriyorum. Senin yalanların siyasi ve iftiradan ibaret. Benim yalanlarım sadece komik.
İşte benim yalanlarım:

Bir düşman uçağı uçarken gördüm
Sapan taşı ile vurup düşürdüm
Belki inanması zor gelir ama
Buzdan fırın yapıp ekmek pişirdim

Kaplumbağa fili almış sırtına
Bir kaçışı vardır sanki fırtına
Onu gördüm sızı girdi sırtıma
Değirmen taşıyla sırtım kaşıdım

Üfledim denizde gemi batırdım
Fiskeyle kamyonu yana yatırdım
La havle vela kuvvete deyip
Kendi yalanıma kendim şaşırdım

Selim der hem estim hem de estirdim
Biçerdöver ile saçım kestirdim
Bunu duyan berberleri küstürdüm
Sepetle sırtımda çok su taşıdım

Bu kişilerin yalanlarına karşı benim yalanlarım derece almayacağı için pes ediyorum. Bazı siyasetçilerin ve habercilerin söyledikleri yalanlar benim sepetle su taşımamı unutturdu.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları

YAZARLAR