Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
COVİD KIRMIZINDAN KURTULMAK HEPİMİZİN ELİNDE
BAŞKAN KADİR ALBAYRAK'IN YEŞİLAY HAFTASI MESAJI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Çerçevesinde Kadın ve Şiddet Konulu Konferans Düzenlendi

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

HZ. YUSUF

HZ. YUSUF
30.06.2020 / 11:07
Hz. Yusuf, Yakup peygamberin on iki çocuğundan birisidir. Bünyamin, Yusuf’un aynı anadan olan küçük kardeşidir.
Yusuf henüz beş altı yaşlarındayken gördüğü rüyayı babası Yakup peygambere anlatır. Yusuf babasına “Ay, Güneş ve on bir yıldızın önümde eğildiğini gördüm.” der. Yakup peygamber “Oğlum sakın rüyanı kimseye anlatma. Çünkü bu rüya bir peygamberlik işaretidir. Kardeşlerin seni kıskanır ve sana zarar verebilirler.” der.
Yusuf büyür, altı yedi yaşlarına gelir. Hal ve hareketleri yetişkin bir insan gibidir. Yusuf babasının rüyanı kimseye anlatma dediğini unutur ve rüyasını bütün kardeşlerine anlatır. Bunu dinleyen kardeşleri Yusuf’u kıskanmaya başlarlar. On kardeş toplanıp Yusuf’a ne yapacaklarını konuşurlar. Kimisi öldürelim der, kimisi uzak bir yere bırakalım der.
On kardeş bir gün koyunları otlatmaya götürecekleri zaman babalarına gidip “Yusuf’u da yanımızda götürelim, oynar eğleniriz. Akşama doğru yine beraber döneriz.” derler. Yakup peygamber şüphelenir, Yusuf’u onlara vermek istemez. Çok yalvarırlar, “Yusuf da bizim kardeşimizdir. Neden onu bırakmıyorsun?” derler. Onların ısrarlarına dayanamayan Yakup peygamber Yusuf’u kardeşleri ile gönderir. Kardeşler hep beraber ormanlık bir alana giderler. Biraz eğlendikten sonra tekrar toplanırlar. Yusuf sağda solda oynarken ona ne yapacaklarını tartışırlar. Çoğu öldürelim derken biri “Şurada bir kuyu var, kuyuya atalım.” der. Sonunda Yusuf’un iç gömleğini çıkarıp Yusuf’u kuyuya atarlar. Yusuf’un gömleğini bir hayvanın kanına batırarak evlerine dönerler. Yakup peygamber “Yusuf nerede?” diye sorar. Onlar da “Yusuf’u kurtlar yedi.” derler. Buna inanmayan Yakup ısrarla “Yusuf’a ne yaptınız?” diye sorar. Çocuklar sonunda Yusuf’un kanlı gömleğini babalarına gösterirler. Yakup peygamber Yusuf’u kurtların parçaladığına inanmaz çünkü gömlek yırtık değil, sağlamdır. Tekrar “Yusuf’a ne yaptınız?” diye sorduysa da ısrarla “Kurtlar parçaladı.” derler.
Yusuf karanlık kuyudan korkar. Allah “Korkma Yusuf, ben seninleyim.” der. Birkaç gün aç bir şekilde yalnız başına kuyuda kaldıktan sonra oradan bir kervan geçer. Kervanın reisinin adı Malik’tir. Kervancılardan biri “Malik, ilerde bir kuyu var! O kuyuda su olabilir.” diye bağırır. Kervan kuyunun başına varır. Kuyudan aşağı bir kova salarlar. Kovaya su dolduktan sonra Yusuf kovaya tutunur, bu yüzden kovayı zar zor yukarı çıkarırlar. Yusuf’u görünce kervancı başına seslenirler. Malik kuyunun başına varınca nur topu gibi güzel mi güzel bir çocuk görür. Yanındakilere “Köle pazarında bu çocuğu iyi paraya satarım.” der ve beraber Mısır’a doğru yola koyulurlar.
Birkaç gün sonra Mısır’a varırlar. Köle pazarı tıklım tıklım doludur. Malik, Yusuf’u yüksek bir yere oturtur. Kervancılardan biri birkaç günlük yolda Yusuf’u hep konuşturur. Yusuf’un konuşmaları adamın çok hoşuna gider. Malik’e çocuğu satmamasını söylese de Malik kararlıdır.
Mısır’ın azizi köle pazarından geçerken gözü Yusuf’a takılır. Mısır’a has iki tekerlekli arabayı durdurur ve kendi kendine ‘Eşim Züleyha’ya bu çocuğu almalıyım.’ diye düşünür. Yusuf’u almak isteyenlerin hepsinden kat kat daha fazla para verir ve Yusuf’u alıp kendi sarayına götürür.
Gerek Mısır’ın azizi gerek Züleyha Yusuf’u çok severler. Sarayda yaşamına devam eden Yusuf kendisiyle sohbet edenleri güzel kelimeleri ve ilginç cevaplarıyla şaşkına çevirir.
Devamı yarın.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları

YAZARLAR