Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
COVİD KIRMIZINDAN KURTULMAK HEPİMİZİN ELİNDE
BAŞKAN KADİR ALBAYRAK'IN YEŞİLAY HAFTASI MESAJI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Çerçevesinde Kadın ve Şiddet Konulu Konferans Düzenlendi

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KIRK BEŞ YIL ÖNCE İDİ

KIRK BEŞ YIL ÖNCE İDİ
10.08.2020 / 11:05
Evet kırk beş yıl önce ne idi yetmişli yıllar sisli ve bulanık bir dönem.
İlkokula giden çocuklar büyüklerine şöyle anlatırlardı: “Öğretmenimiz bize gözle görmediğiniz şeylere inanmayın, bakınız beni görüyorsunuz dedi. Cebinden kibrit çıkarıp yakıyordu. Bize görmediğiniz biri üfleyip bunu söndürebilir mi dedi. Kendisi üfleyip söndürdükten sonra işte ben varım üfledim ve söndürdüm dedi.”
Ne yazık ki o dönemdeki öğretmenlerin çoğu öyle idi. Birkaç defa aynı şeyi çocuklara anlattıktan sonra yılan gibi zehrini kusmaya başlarlardı ve çocuklara “Allah var diyorlar bana gösterin” diyorlardı. Tabii ilkokul çocuklarından karşılarında öğretmen olduğu için ses çıkmazdı. Aileleri ise ses çıkarmadılar. Bu şekilde çocukların beyinlerini yıkarlardı. İşi daha da ileriye götürüp haşa Allah kaç numara ayakkabı giyiyor derlerdi.
Bizler o zamanlar genç idik. Bu gibi acı gerçekleri yıllarca anlattılar. Bazı aileler çocuklarını ikna ederek inanmayın böyle sapık öğretmenlere derlerdi.
Ara sıra bu gibi öğretmenlerle tartışırdık. Öğretmenlerin iddialarına şöyle cevap verirdik: “Teneffüs ettiğin havayı görebiliyor musun? İki dakika havayı teneffüs etmesen geberip gideceksin.” Bunu hazmedemeyince tartışmanın sonucu kavga olurdu. O kötü günlerin faturası ağır oldu. İşi sağ ve sol olarak gençleri birbirine düşürdüler. Bu gibi olaylar darbeci Kenan Evren’in işine yaradı.
Evet kırk beş yıl önceki o kötü dönem bana bugünkü koronavirüsü hatırlattı. O dönemdeki kuş beyinli öğretmenlere soruyorum. Haşa sözümü geri aldım. Çünkü kuşlar bile su içerken Allaha bakıyorlar. Peki bunlara ne demek lazım? Dönemin cahil öğretmenleri şimdi soruyorum o öğretmenlere, gözle görünmeyen koronavirüs kaç numara ayakkabı giyiyor? Görünmüyor ama atom çağındaki süper ülkeleri teslim almış ve çaresiz bırakmış. Onu yok edecek aşı bile bulamıyorlar. İşte ey ahmaklar görünmeyen Allahın görünmeyen ders niteliğinde musibet.
Şimdi ben fikren böyle olan profesör, akademisyen, avukat ve diğer tahsil görmüş ukalalara soruyorum. Benim tahsilim ilkokul. Çobanlık da yaptım hamallık da. Hatta taş ocaklarında çalıştım. Hani derler ya elini taşın altına koy, bunun ne olduğunu yeni gençlere sorsan belki de bilmezler. Onu en iyi ben bilirim çünkü taşın altına o kadar elimi koymuşum ki ellerim nasır bağlamıştı. Eğer taşın altına elini koymazsan o taşı deviremezsin.
Yukarıda yazmış olduğum tahsillilere soruyorum üstünde yaşadığın her türlü nimeti bol olan dünyayı ne kadar ve nasıl tanımışsınız? Dünya size ne veriyor ne bekliyor?
On beş milyar yıl önce büyük patlamada meydana gelen binlerce yıldız ve gezegenin meydana gelmesi ve bunlardan sadece güneşten ve güneş sisteminden bahsetmek istiyorum. Milyarlarca yıldır güneşin etrafında dönen dünya yörüngesinden zerre kadar şaşmamıştır. Sizler bir futbol topunu üç beş saniye havada tutabilir misiniz? Mümkün değil. Evrendeki sistem ve güneş sistemini bir tesadüfe bağlamak ahmaklıktır.

Her görünmeyeni inkar edersen
Teneffüs ettiğin havadan utan
Cüzi iradene hakim değilsen
Seni teslim alan şeytandan utan

Alemlere hayat veren güneşten
Akan nehirlerden gökteki kuştan
Siyahken başından ağaran saçtan
Geçirdiğin günden devrandan utan

Selim der yaradan sana can verdi
İki yol gösterdi sana yön verdi
İnanasın diye bir de din verdi
Kelamı kadimden kurandan utan
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları

YAZARLAR